Natural Born Killers Filminin Başlattığı Delilik Akımı

İki katilin soğukkanlı cinayetleri ile döşediği asfalt yolların hikayesini anlatan Natural Born Killers, yayınlandığı günden beri seyirciyi ikiye bölen, şiddet içerikli kanlı sahneleri ile yaş sınırı olması gereken, sert ve vahşi bir yapım. Farklı türleri harmanlayan enteresan bir anlatım diline sahip olan Natural Born Killers, eşsiz bir müzik ziyafeti sunsa da, anlatısı boyunca ünlü seri katillere gönderme yapması ve şiddetin dozunu köklediği sahnelerinin sıklığı sebebiyle on sekiz yaşından küçük izleyiciler için uygun değil.

Sinemaseverleri ikiye bölmekle kalmayan film, yapım aşamasında filmin yönetmeni Oliver Stone ve hikayenin yazarı Quentin Tarantino’yu da birbirine düşürüyor. Öyle ki, eserinin dönüştüğü şeyden memnun olmayan Tarantino, filmin tamamını asla izlememiş ve seyircilere de izlememelerini tavsiye ediyor. Filmin başından geçen gergin olaylar çekim aşaması ile de sınırlı kalmıyor. Filmdeki Mickey ve Mallory karakterlerine özenilmesi sonucunda işlenen cinayet vakaları, yönetmeninden oyuncusuna filmin setinde bulunan herkesin uykularını kaçıracak cinsten! Filmin yapım şirketi Time Warner ve yönetmeni Oliver Stone uzunca bir süre boyunca açılan davalar ile uğraşmış. Biz de filmden esinlenilen bazı vakaları sizin için derledik. İyi okumalar!

Filmin konusuna kısaca değinmek gerekirse:

Mickey Knox ve Mallory Wilson, seyircinin aşina olduğu tipik sevgililerden bir hayli farklıdır. Mallory’nin tacizci babasını ve tacizlere göz yuman annesini öldüren ikili, beraber yolculuğa çıkarlar ve mola verdikleri yerlerde bulunan herkesi vahşice katlederler. Katliamlardan sonra hikayelerini anlatması için bir kişiyi canlı bırakırlar ve çıkan sansasyonel haberler sayesinde kısa sürede bir medya fenomeni haline gelirler. Artık polis ve medya onların peşindedir ve büyük bir hayran kitlesi edinmişlerdir. Oliver Stone’un yönettiği, başrollerini Juliette Lewis ve Woody Harrelson’ın paylaştığı filmin yardımcı oyuncu kadrosunda ise Robert Downey Jr., Tom Sizemore ve Tommy Lee Jones gibi isimleri izliyoruz.

1)Sarah Edmondson ve James Darras

5 Mart 1995 yılında, 18 yaşlarındaki Sarah Edmondson ve erkek arkadaşı James Darras geceyi beraber Natural Born Killers izleyerek geçirirler. İki gün sonra bir araba ve 38 kalibrelik bir tabanca ile birlikte evden ayrılırlar. İddiaya göre Tennessee, Memphis’teki Grateful Dead konserine katılmak için Muskogee’den ayrılmışlardır. 7 Mart gününde Hernando, Missisippi’ye varırlar. Burada, James Darras, pamuk fabrikası yöneticisi olan William Savage’ı kafasına sıktığı iki kurşınla öldürdükten sonra kurbanın üzerinden bir parça kan lekeli kumaş alıp hatıra olarak saklar. Daha sonra Ponchatoula, Louisiana’ya doğru ilerlerler. Burada, Edmondson bir markette kasiyer olarak çalışan Patsy Byers’ı vurur. Byers saldırıdan kurtulur fakat felç kalır. James Darras’ın öldürdüğü fabrika yöneticisi William Savage’ın arkadaşı, aynı zamanda da bir yazar olan John Grisham, filmi yaptığı için Oliver Stone’u suçlar ve izleyicileri şiddet eylemlerine teşvik eden film yapımcılarının çalışmalarından sorumlu tutulmaları gerektiğini belirtir. Temmuz 1995’te Patsy Byers, Edmondson ve Darras’a karşı yasal işlem başlatır ve Mart 1996’da davasına Oliver Stone ve Time Warner şirketini de dahil eder. John Grisham’ın tavsiyesi ile Patsy Byers: “Ürün sorumluluğu.” iddiası kullanır ve film yapımcılarını yani filmin nelere sebep olacağını bilen ya da bilmeleri gereken insanları, Patsy Byers’ın vurulması gibi suçları işlemeye teşvik etmek ile suçlar.

John Grisham, Oxford American dergisinin Nisan 1996 sayısında “Doğal Olmayan Katiller” adlı bir makalesinde şunları yazar: “Hollywood’a bir anlam yüklemenin son umudu, başka bir büyük Amerikan geleneğinden, davadan gelecek. Natural Born Killers ile Bill Savage’ın ölümü arasında doğrudan bir nedensellik bağlantısı olduğu iddia edilebilir. Oliver Stone gibilere karşı sadece bir büyük karar alınacak ve sonra parti sona erecek.” 23 Ocak 1997’de, film yapımcılarının ve yapım şirketlerinin Birinci Değişiklik tarafından korunduğu gerekçesiyle dava reddedilir ancak Byers derhal temyize gider ve 15 Mayıs 1998’de Orta Louisiana Temyiz Mahkemesi bu kararı bozar. Patsy Byers 1997 yılının sonlarına doğru kanserden ölür. Davası ise 12 Mart 2001’de yargıç Robert Morrison’ın Time Warner veya Oliver Stone’un şiddeti kışkırtma niyetinde olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi ile son bulur. Sarah Edmondson, otuz yıllık cezasının on iki yıldan daha azını çektikten sonra Oklahoma’da şartlı tahliye ile serbest bırakılır. Şartlı tahliyesi ise 2025’te sona erecek. Benjamin Darras ise cezasını Parchmen, MS’deki Mississippi Eyalet Hapishanesinde çekmeye devam ediyor. Vaka, Oxygen Network gerçek suç dizisi Snapped: Killer Couples’ın ve Reelz dizisi CopyCat Killers’ın bir bölümünde de yer almıştır.

2)Columbine Lisesi Katliamı

20 Nisan 1999’da, ikisi de öğrenci olan Eric Harris ve Dylan Klebold, Colorado, Littleton’daki Columbine Lisesi’ndeki on iki öğrenciyi ve bir öğretmeni öldürür. Katliam, her iki failin de intiharıyla sonlanır. İki fail de filmin büyük bir hayranıdır. Katliamdan önce kod olarak “NBK” (Natural Born Killers) baş harflerini kullanırlar. Eric Harris, 10 Nisan 1998 tarihinde günlüğüne: “Natural Born Killers’a gittiğimde ve insanlar; “Ah, çok trajikti.” veya “Ah o deliydi!” veya “Çok kanlıydı!” gibi şeyler söylediğinde, sırf annen ve baban sana kanın ve şiddetin kötü olduğunu söyledi diye bunun lanet olası bir doğa kanunu olduğunu mu düşünüyorsun? Yanlış. Sadece bilim ve matematik doğrudur. Geri kalan her şey insan yapımıdır. Ben bu değersiz yerden ayrılmadan önce, herhangi bir şeye, özellikle de hayata uygun olmadığını düşündüğüm herkesi öldüreceğim.” yazar. Ayrıca Harris katliam gününden bahsederken, “NBK’nin kutsal Nisan sabahı” ifadesini kullanır. Ağır bir depresyon hastası olan Dylan Klebold ise günlüğünün tarih atılmamış bir sayfasına, “İnsanlığın içinde sıkışıp kaldım. Belki Eric ile birlikte NBK’a gitmek özgür kalmanın yoludur.” cümlelerini yazar. Harris ve Klebold’un evlerinde bulunan bodrum kasetlerinden birinde, failler Hollywood’un kendi hayat hikayelerini nasıl uyarlamak isteyeceğinden bahsederler ve filmin konusuna uygun olarak, filmi Steven Spielberg’ün mü yoksa Quentin Tarantino’nun mu yöneteceğini tartışırlar.

3)Dawson Koleji Katliamı

13 Eylül 2006’da, Quebec, Kanada, Montreal şehir merkezi yakınlarındaki Westmount’taki Dawson College’da, Kimveer Gill, okulun de Maisonneuve Bulvarı girişinin dışında ateş etmeye başlar ve ana kattaki kafeteryanın yanındaki avluya doğru ilerler. Olayda bir kurban olay yerinde hayatını kaybederken, sekizi kritik durumda olan ve altısı ameliyat gerektiren 19 kişi yaralanır. Polis tarafından kolundan vurulduktan sonra kendini başından vurarak öldüren saldırgan, internet üzerinden yazdığı blogunda, bu filmin favorilerinden biri olduğunu belirtmiştir.

4) Luther Casteel’in Katliamı

14 Nisan 2001’de, Luther Casteel, kadın müşterileri ve çalışanları taciz ettiği için Illinois, Elgin’deki JB’s Pub’dan atılır. Sarhoş ve öfkeli bir şekilde doğruca evine giden Casteel, saçını mohawk şeklinde tıraş eder, askeri kıyafetlere bürünür, iki tabanca ve iki av tüfeği ile evden ayrılır. Ateş etmeye başladığında görgü tanıkları saldırganın güldüğünü ve “Kral benim, şimdi beni seviyor musunuz?” diye bağırdığını söylemiştir. Ayrıca “Ben doğuştan bir katilim.” (I am natural born killer.) diye bağırarak barmen Jeffrey Weides’i ve müşteri Richard Bartlett’i ölümcül şekilde yaralar. Barda patronlar ve çalışanlar ile mücadele etmeden önce 16 kişiyi daha yaralar. Yaralanan kişilerden bazıları kalıcı olarak sakat kalmıştır. Ölüm cezasına çarptırılan yargılanmasında Casteel, “Yaptıklarım için merhamet veya acıma isteyen biri değilim” ve “Kimsenin bana yapabileceği hiçbir şeyden kesinlikle korkmuyorum.” sözlerini kullanır. Casteel’in cezası, 2003 yılında dönemin valisi George Ryan’ın tüm idam mahkûmlarının cezalarını hafifletmesinin ardından, şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çevrilir.

5) Ailesini Katleden Jason Lewis

5 Mart 1995’te Georgia, Senoia’da 15 yaşındaki Jason Lewis, iddiaya göre Mickey ve Mallory’yi taklit etmek istediğine karar verdikten sonra anne ve babasını vurarak öldürür. Lewis, telefonda bir arkadaşına annesini ve babasını öldürüp ardından yola çıkmayı planladığını anlatırken aniden “Bunu yapacağım.” der. Arkadaşı telefonu dinlerken Lewis’in anne ve babasını vurduğunu duyar. Babasının 12 kalibrelik av tüfeğini kapan Lewis, annesini bir koltukta televizyon seyrederken vurur. Fakat kurşun annesini öldürmez ve katil, çığlıklar atan annesine tekrar ateş eder. Ardından yakındaki kanepede yatan babasına vurur. Lewis’in arkadaşına göre, Lewis olaydan sonra sakince telefona döner ve “Yaptım. Bitti” der. Daha sonra, Lewis’in ebeveynlerini öldürmeyi ve filmde görülene benzer bir öldürme çılgınlığına başlamayı planlayan dört genç çocuktan biri olduğu keşfedilir. Dört çocuk da tutuklanır. Sorgulama sırasında, bunu neden yaptığı sorulduğunda Lewis, bunun ailesinin kendisine gece yarısı sokağa çıkma yasağı koymuş olmasından kaynaklandığını söyler.

6)Heath Lisesi’ndeki silahlı saldırı

1 Aralık 1997’de West Paducah, Kentucky’de 14 yaşındaki Michael Carneal silahlanarak okula gider. Okula vardığında, bir dua toplantısına girerek kulak tıkacı takar ve tabancayla rastgele ateş açar. Olay, üç kişinin ölümü ve beş kişinin yaralanması ile sona erer. Ateş etmeyi bitiren Carneal sakince silahını bırakır ve okul müdürüne teslim olur. Carneal cinayet ve cinayete teşebbüsle suçlanır ve başlangıçta cinayetten üç ömür boyu hapis cezasına ve beş cinayete teşebbüsten 150 yıl hapis cezasına çarptırılır. Temyizin ardından bu ceza, şartlı tahliye olasılığı olmaksızın ömür boyu hapse çevrilir. Nisan 1999’da, öldürülen çocukların ebeveynlerinin avukatı Jack Thompson, Time Warner, Polygram Film, Palm Pictures, Island Pictures, New Line Cinema, Atari, Nintendo ve Sony Computer Entertainment’a 33 milyon dolarlık dava açar. Davada: Natural Born Killers ve The Basketball Diaries (1995) ile Doom, Redneck Rampage, Nightmare Creatures, Resident Evil ve Mortal Kombat video oyunlarından da bahsedilir. Thompson, filmlerin ve oyunların Carneal’ı böyle davranmaya teşvik ettiğini ve Doom’un ona mükemmel hedef talimi sağladığını savunur. Temmuz 2001’de ABD Temyiz Mahkemesi, alt mahkemenin davayı reddetmesini onaylar.

Kaynak

Youtube kanalımıza abone oldunuz mu?

Netflix Suç Belgesellerine Giriş 101 adlı listemize de göz atabilirsiniz.