Kısmen Gerçek Bir Hikaye: The Great

Bir Hulu yapımı olan The Great, 18. yüzyıla ve Rusya tarihine damgasını vuran, Büyük Katerina ismiyle bilinen II. Katerina’nın tahta geçiş sürecini anlatıyor. Catherine, Rus bir imparatorla evleneceğini öğrendiğinde, kaderin kendisi için planladığı bütün aşka ve mutluluğa kavuşacağını düşünmektedir. Fakat Peter, Catherine’in hayalindeki beyaz atlı prensten çok farklıdır. Bunu gören genç kadının dünyası başına yıkılır. Eğitime, sanata ve bilime çok değer veren Catherine, geldiği yerin medeniyetten uzak oluşunu acı içinde karşılar ve bu duruma kayıtsız kalamaz. Yapabileceği ve yapması gereken tek bir şey vardır: İmparatoru öldürüp tahta geçmek.

Jenerikte bahsi geçtiği gibi kısmen gerçek olaylara dayanan The Great, Catherine’in III. Petro -dizide geçen ismiyle Peter- ile evlendiği andan başlayarak, genç kadının karşılaştığı vahşetin ve ilkelliğin karşısında değişen karakterini adım adım işliyor. The Favourite filminin de senaryosunu üstlenen Tony McNamara’nın kendi oyunundan uyarladığı dizi, son derece orijinal bir yapım. Hikayesini tarihi figürlerden alsa da, seçtiği ciddiyetten uzak ve absürt dil sayesinde didaktiklikten uzak ve gerçekliğin gönüllerince eğilip büküldüğü bir yapım sunuyor. En korkunç sahnelerin sergilenişinde bile eksik olmayan mizahi unsurlar diziyi seyir zevki yüksek bir absürtlüğün içerisine taşıyor. Özellikle Peter karakterinin aynı anda hem çok saf hem de deliliğin ve vahşetin sınırında yaratılması karakteri ve diziyi ilgi çekici kılıyor. En korkunç eylemlerini bile müthiş bir saflık içerisinde gerçekleştiren Peter, hem gaddar hem de kırılgan. Karakterin duygu dünyasında barındırdığı ikilemler onu düz bir karakter olmaktan kurtarıyor. Kendi iç dünyasında pek bir çatışma olmayan umursamaz ve zır deli imparator, bu etkenler sayesinde altı nispeten dolu bir karaktere dönüşüyor. Karakteri canlandıran Nicholas Hoult da son derece keyifli bir performans sergiliyor. Oynadığı karakterin deliliğine bayılması performansına da yansıyor. Dizinin başrolünü üstlenen Elle Fanning ise yapımın yıldız ismi. Catherine karakterinin olgunlaşma ve intikam arzusuna sürüklenme sürecinin işleniş biçimi, karakteri seyircinin önünde tamamen anlaşılır kılıyor. Fanning’in karakteri ile bütünleşmesi de bunu destekliyor. Saraya eli kalbinde tüm hayalperestliğiyle gelen Catherine’in bölümler ilerledikçe ayakları yere sağlam basan, güçlü bir otorite figürü olmaya çalışması ve aynı oranda bocalamaları senaryoya başarıyla yediriliyor. Kendi iç dünyasında bolca ikilem barındıran karakter, zor kararlar vermek zorunda kalan, senaryonun yönlendirici karakteri konumunda bulunuyor. İntikam hırsı ve kalbinde atan Rusya aşkıyla işe atılan Catherine’in kocası Peter ile yaşadığı garip ilişki kimi zaman komik ve absürt kimi zaman da kalp kırıcı bir şekilde ekrana yansıyor.

Catherine’in ilk aşkı, imparator onaylı sevgilisi Leo karakteri de senaryoya renk katıyor. Catherine ve Leo’nun bulundukları bu kötü ortamda yaşadıkları masalsı ilişki, karakterlerin kişisel gelişimine etki sağlarken seyirciyi de adım adım Catherine’in vermesi gereken zor kararlara hazırlıyor. Nicholas Hoult gibi Skins dizisi ile adını duyuran Sebastian de Souza, canlandırdığı karakter için tam anlamıyla biçilmiş kaftan! Kocaman gülümsemesi, çapkın tavırları ve romantik doğasıyla Catherine için ideal sevgili imajını oluşturuyor. Leo, çoğu yönüyle Peter’ın zıttı karakteri ve enerjisiyle öne çıkıyor. Baş karakterleri ustalıkla çizen The Great, bazı yan karakterleri ile de dikkat çekiyor. Eskiden Lady ünvanına sahip bir kadınken babasının hataları sebebiyle hizmetçi konumuna düşen Marial, kaybettiği statüsünü geri kazanmak için büyük bir motivasyona sahip. Amacına ulaşabilmek için Catherine’in darbesine en büyük desteği gösteren isimlerden birisi. Aynı zamanda da Catherine’in en iyi arkadaşı olan Marial karakterini canlandıran Phoebe Fox, dizinin sevilen simalarından. Peter’ın sevgilisi ve aynı zamanda en yakın arkadaşının karısı olan, Charity Wakefield tarafından canlandıran Georgina karakteri de sezonlar ilerledikçe baskınlığını arttıracağının sinyallerini veriyor. Peter’ın ailede deliliğin bulaşıcı olduğunun kanıtı olan teyzesi Elizabeth’i canlandıran, Belinda Bromilow da oyunculuk performansıyla öne çıkan isimlerden.

Genel olarak anlatım dili ve karakter yaratımı ile öne çıkan The Great, dönem atmosferini yaratmakta da oldukça başarılı. Kostüm tasarımı ve mekan dizaynı ile şahane bir atmosfer yaratıyor. Fakat olay örgüsü, bir saate yakın süren bölümleri dolduramıyor. Bu sebeple tempoda yaşanan düşüş dizinin izlenebilirliğine ket vuruyor. Bölümlerin ivmesi sezon ortasına doğru gözle görülür bir düşüş sergiliyor. Her ne kadar sezon finali bölümü ile bu düşüşü toparlasa da, gelişme bölümündeki bu düşüş diziyi etkiliyor. Tarihi gerçeklik bekleyen seyircileri kızdıracak denli absürt atmosferi, kimi zaman parodiye kaçacak denli keyifli bir yapaylık yaratıyor. Kara komedi severler ve eğlence arayışında olan seyirciler ise tatmin olacaktır. Yakın zamanda ikinci sezon çekimleri tamamlanan dizinin çıkış tarihi henüz belli olmasa da yeni oyuncu transferi (Gillian Anderson) ile de sevenlerini bir hayli heyecanlandırmışa benziyor.

Huzzah!


Küçük Savaşlar Ve Daha Büyükleri: Mare of Easttown

Youtube kanalımıza abone oldunuz mu?