Fleabag, Killing Eve Ve Daha Fazlası: Phoebe-Waller Bridge

Komedi türüne yeni bir soluk getiren, yetenekli, kendinden emin ve oldukça alaycı bir isim: Herkesin kendinden bir parça bulduğu ve çoğunun kendinden bir parça bulmak istemediği Fleabag, altı bölümlük kısa süresiyle tadı damağımızda kalan Crashing ve tabi ki son dönemin en çok ses getiren işlerinden biri olan Killing Eve ile kendini defalarca ispatlayan Phoebe-Waller Bridge, özel yaşamında da oldukça ilgi çekici biri. Vogue’un 73 soru programına konuk olan Phoebe’nin verdiği kısa, etkileyici, samimi ve garip cevaplar, sanatçının kişisel dünyasına dair izler sunarken izleyenleri de bir hayli eğlendiriyor. Programda yer alan bazı soruları sizin için derledik. İyi okumalar!

Tiyatrodayken yaşadığın en unutulmaz olay neydi?

Oldukça eski bir performansta tam olarak bu sahnede gösteri yapıyordum. Sahnenin önündeki sırada oturan bir kız vardı. Kız şakama o kadar çok güldü ki bir göğsü dışarıya fırladı.

Fleabag şuan oldukça popüler ve ben de şovun büyük bir hayranım. Dizinin fikri nereden geldi?

Sanırım 20’lerimde hissettiğim alaycılık çok ilham verici oldu. Ayrıca bağlantı kurabileceğim ve kadın öfkesinin hissedildiği bir karakteri oynamayı istiyordum.

Kadın öfkesini nasıl tanımlarsın?

Kontrol edilemez, şiddetli, kadın öfkesi.

Ve Killing eve de hayranı olduğum bir başka şov. Bu diziyi kısaca nasıl anlatırsın?

Cinayet, cinayet, saç.

Hangisini tercih edersin: çoklu bakış açısından yazmak mı yoksa tek bir bakış açısından yazmak mı?

Tek bakış açısıyla yazmayı seviyorum. Çünkü bu tek bir kişinin psikolojisini derinden incelemek zorunda olduğun anlamına geliyor.

Rol almayacağın bir diziyi yazmak ne kadar zor veya farklıydı?

Başta rahatlatıcıydı fakat sonradan özlemeye başladım.

Hayalindeki rol ne?

Vahşi doğadan getirilmiş, hayvanlar tarafından yetiştirilmiş bir karakteri oynamak isterim.

En şık giyinen kurgusal karakter kim?

Villanelle.

Yazım sürecini hangi üç kelimeyle tanımlardın?

Panik, panik, umut.

Yaratım sürecinin en önemli yönleri ne?

Panik, umut.

Yaratıcı bir arayış içerisinde olan birine ne söylerdin?

Oku. Etrafta dolaş. Yataktan kalk ve arayışından yakınabileceğin birini çağır.

Fleabag’in otobiyografik olmadığını söyledin. Fakat o karakterle olan en büyük benzerliğinizi sorsak ne söylerdin?

O, içten içe umutsuz bir romantik.

Onun hakkında en sevdiğin şey ne?

O seni güldürmek için yaşıyor.

Kariyerindeki baskıyla nasıl başa çıkıyorsun?

Sanırım ondan besleniyorum.

Tamamen duymazdan geldiğin tavsiye hangisi?

Onu yeme.

Kaynak: Vogue

Sanatçının işlerini seviyorsanız başrolünü Billie Piperın üstlendiği I Hate Suzie isimli diziye de göz atabilirsiniz. Dizinin incelemesi için: Modern Zaman Trajedisi: I Hate Suzie

Youtube kanalımıza abone oldunuz mu?